Günün Tüm Haberleri   |   Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
 
  2 Kasım 2026 Pazartesi  
 
   
   
 
Deniz Gökçe

deniz.gokce@aksam.com.tr   
Kötümserliği abartmayalım!
 E-posta ile gönder Yazdýr Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
19 Temmuz 2012 Perşembe   Yazý Boyutu

Türkiye 2001 krizi sonrasında aldığı önlemlerle banka sistemini ve kamu finansmanını büyük sorun olmaktan çıkartmıştı.

Bu nedenle ülkemizde global kriz ortamında hiç bir banka sistemi sorunu ortaya çıkmadı. Hatta ülkemize giren sermaye hareketi ile de bankaların kredi faaliyeti arttı ve ortaya bir kredi balonu çıktı. Kredi balonu iç talebi azdıran ve cari denge açığını yükselten temel faktör oldu.Diğer taraftan Türkiye 2001-2012 arasında kamu finansmanını kontrol altına altı, ülkenin Kamu Borcu/GSYİH oranı yüzde 40 değerinin altına düştü, bütçe açığı ise GSYİH oranı olarak yüzde 1.5 düzeyinin altında kaldı. Bu sayılar çok iyi sayılardı! Türkiye 2009 yılında daralan dış talep nedeni ile ve aynen Almanya gibi, eksi 4.7 boyutunda daralma yaşadı, ama iç talebin artması ile 2010 yılında yüzde 9.5 ve 2011 yılında da yüzde 8.5 civarında büyüme yaşadı. Bunun faturası da eksi yüzde 10 düzeyine giden Cari Denge/GSYİH oranı oldu.

Bu durumda Türkiye 2010 yılı kasım ayından itibaren cari denge açığını küçültmek için fren çekmeye, iç talebi ve dolayısıyla reel büyümeyi yavaşlatma sürecine girdi. Cari denge açığı ayda ortalama 1.5 milyar dolar azalma sergilerken diğer taraftan ithalat üzerinden alınan KDV veya ÖTV gibi vergi gelirlerinin azalması, yani bütçede bozulma, diğer taraftan da işsizliğin düşüşünün durarak, yatay hale gelmesi gündeme geldi. Bunları bu sütunda zaten öngörmüştük. Global siyasi gerilim artışı ile yükselen petrol fiyatları da enflasyonu önce yukarı itti, ama sonunda global durgunluk ile enflasyon da geriledi ve gerilemeye de devam ediyor.

Durum bu merkezde iken yeni açıklanan haziran ayı Merkezi Yönetim Bütçe gerçekleşmelerinde geçen yılın aynı ayında 3.1 milyar lira fazla veren bütçe, bu yılın aynı ayında 6.3 milyar TL açık verdi. Böylece yılın ilk altı ayında toplam bütçe açığı 6.7 milyar TL'ye yükseldi. Geçen yılın ilk yarısında bu rakam 2.9 milyar TL fazlaya işaret ediyordu. Yani ilk altı aylık performansta geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 10 milyar TL'lik bir bozulma söz konusu. Dikkat edilirse yılın ilk yarısında gerçekleşen 6.7 milyar TL'nin 6.3 milyarı haziran ayında gerçekleşmiş. Bütçenin gelirler tarafına baktığımızda haziran ayında toplam gelirlerin 25 milyar TL olduğunu görüyoruz.

Bu rakam geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7 daha düşük. Gelirlerin detaylarında vergi gelirlerinde görülen hızlı düşüşe dikkat çekmemiz gerek. Bu düşüş hem geçen yıl devreye giren vergi affının olumsuz baz etkisini, hem de düşen iç talep ve ithalat nedeniyle toplanan ithalat ve katma değer vergilerindeki azalmayı yansıtıyor.Ancak bütçedeki bozulmanın sadece gelirlerdeki azalmadan kaynaklandığını söylemek mümkün değil. Harcama tarafında faiz giderlerinin haziran ayında 1.9 milyar TL olduğunu görüyoruz. Bu rakam geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20 daha yüksek. Ancak faiz giderleri aylık bazda fazla dalgalandığından ilk altı aylık toplama bakmak daha doğru bir yaklaşım. Geçen yılın ilk altı ayında 22.4 milyar TL olan faiz giderleri kabaca 4 milyar TL artışla 26.3 milyara yükselmiş.

Diğer yandan faiz dışı verilerin seyrine baktığımızda haziran ayında yüzde 33'lük artışla 29.2 milyar TL'lik harcama yapıldığını görüyoruz. Ana kalemlerden mal ve hizmet alımları hariç bütün kalemlerde ciddi artışlar var. Üstelik enflasyon faktörünü de dikkate aldığımızda, vergi gelirlerinin reel olarak yüzde 15 oranında düştüğünü, faiz dışı harcamaların ise reel olarak yüzde 22 oranında arttığını görüyoruz. Dikkat edilirse, vergi gelirlerindeki reel azalma iç talepteki durgunluktan daha yüksek. Çünkü hem vergi hasılatında azalma, hem de vergi affının etkisinin kaybolması söz konusu. Buna karşılık harcamaların reel bazda hızlı bir şekilde artması bütçe açığını hızlı bir şekilde yükseltiyor. Bir diğer olumsuz faktör ise sosyal güvenlik açığının sağlık harcamaları faturası nedeniyle yeniden artıyor olması. Bütçe performansında ilk altı aylık toplam gelirlerin reel bazda yüzde 1 arttığını buna karşılık faiz dışı harcamaların yüzde 7.5 oranında arttığını görüyoruz. Bu da faiz dışı fazla rakamının reel bazda yüzde 30 azalmasına neden olmuş. Bu aşamada bütçe disiplinini korumak için alınacak acil önlemlerin sadece harcamalar tarafında yapılabileceğini düşünüyoruz.

Bütçe açığındaki büyüme panik yaratacak boyutta değil. Dolayısıyla kamu borcunda artış da ölçülü olacak. Bu ortamda ekonomi yavaşlarken faizlerin düşürülmesi de gündeme gelecektir. Türkiye için temel ekonomik risk, iç değil dış kaynaklıdır. Yani dünyadaki risk algılamasının hala çözülememesi ve global yavaşlamadır.

Akşam

Bu yazý 2748 defa okunmuþtur. Yazdýr   Önceki sayfa   Sayfa baþýna git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafýndan incelendikten sonra yayýnlanacaktýr.
 

Bu yazý henüz yorumlanmamýþ...


 Yazarýn Diðer Yazýlarý
 
   PİYASALAR     
       
  49,9422   55,7635  
       
  10.759,560   6.222,8960  
   GÜNÜN MANŞETLERİ     
 
Günün tüm haberleri »
   BASIN TOPLANTISI & AJANDA     
  • Ekonomi
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
    Ceylan Intercontinental
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları devam ediyor... Bu kapsamda 7 Haziran 2012 Perşembe günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
  • Eğitim
    Türk Eğitim Vakfı
    Kuruçeşme Divan Otel
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Türk Eğitim Vakfı (TEV)’nın 2012-2013 eğitim yılında yurt dışında yüksek lisans ve üst ihtisas yapmaya hak kazanan 74 genç...
  • Otel Yöneticiliği Lisans Programı,
    Hüsnü Özyeğin
    The Marmara
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Alanında Türkiye’nin ilk ve tek akademik programı olma özelliğine sahip Özyeğin Üniversitesi (ÖzÜ) Otel Yöneticiliği...
   İŞTE KULİS     
   YAZARLAR     
Ali Ağaoğlu
Matadorlar piyasaların canını sıkacak
“İspanya yardım için ne zaman başvuracak?” Ekim ayının sorusu ...
   E-POSTA LİSTESİ     
Listemize kayıt olun, finans dünyasının gelişmeleri e-postanıza gelsin.
   ANKET     
En iyi kredi kartı hangisi?
Axess
Bonus
Maximum
World
Ziraat
 Sonuçlarý göster   
   FACEBOOK     
 
 
   

YASAL UYARI : www.istefinans.com sitesinde ve sitenin içinde yer alan haberler ve yazarların, yorum, görüş, öneri ve raporları "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 
 
     
 
HABER   Ekonomi | Borsa | İş dünyası | Altın | Kulis | Gündem | Röportaj | Spor
FOTO GALERİ   Finans | Yaşam | Magazin | Otomobil | Teknoloji | Borsa | Karikatür | Haber
VİDEO GALERİ   Finans | Gündem | Borsa | Yaşam | Yatırım | Ekonomi
ETİKETLER   altın | Kredi kartı | Denizbank | Ziraat Bankası | Halkbank | Banka | Garanti Bankası | ABD
İŞTE FİNANS   Tüm Haberler | Gazeteler | Giriş sayfam yap | Favorilere ekle | Hakkımızda | Künye | İletişim | Reklam | Sitene ekle