Günün Tüm Haberleri   |   Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
 
  2 Kasım 2026 Pazartesi  
 
   
   
 
Deniz Gökçe

deniz.gokce@aksam.com.tr   
Evita'yı bırakıp Arjantin için ağlayalım!
 E-posta ile gönder Yazdýr Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
24 Nisan 2012 Salı   Yazý Boyutu

Ünlü, rahmetli ve Nobel'li iktisatçı Paul Samuelson ekonomik analiz ve tahminlerinde en büyük hayal kırıklığını Arjantin yüzünden yaşadığını açıklamıştı. Arjantin'in Avrupa'dan beyaz ve eğitimli insan göçü almasına kanarak, Latin Amerika'da en iyi duruma gelecek ekonominin Arjantin olacağını düşünmüştü. Arjantin geçmişte Kanada ile eş düzeyde kişi başına gelir sahibi idi ama sonraları sürüden ayrıldı, borca boğulmaya ve popülist diktatörlere teslim olmaya başladı.

Başkentte örfi idare komutanı bir subayken  diktatörlüğe yükselen ve ülkeyi 1943 darbesinden 1973 yılına kadar yöneten ve tanıştığı hayat kadını Eva Duarte ile evlenen, Mussolini'nin talebesi Juan Peron adlı ulusalcı popülist diktatöre prim veren ve geceleri sokakta pelerinle dolaşıp  yemek dağıtan 'Evita'yı da melek mertebesine' yükselten ülke, sonuçta ekonomisi perişan hale gelmişti. Arjantinin ulusal sporu, futbol değil 'milliyetçi popülizm' olmuştu. 1991 yılında Arjantin paranın değerini korumak ve dev enflasyonu önlemek için Merkez Bankası'nı kapatıp, eski Peronist ve yeni 'reformcu' Başkan Carlos Menem ve iktisatçı D.Cavallo yönetiminde Para Kurulu denen sabit kur sistemine dayalı ekonomik stabilizasyon yaklaşımına geçmek zorunda kaldı.

 Arjantin bugünkü Yunanistan gibi, 2001 yılına kadar kemer sıkmaya dayanabildi ve hiper enflasyonu ve faizleri düşüren, işsizliği azaltan reformlardan ve para kurulundan vazgeçildi, Peronizm hortladı. Arjantin çoğu İspanyol finans kurumlarına olan 50 milyar dolar özel borcunu ve IMF'ye geri ödemeleri ödemedi, kalan 30 milyar dolarlık borcun da, ya mahkemeleri devam ediyor, belki hiç ödenmeyecek ve bir kısım borç da çok düşük faiz ve uzun vadeye bağlandı. Sonuçta fatura geldi, ülke parası hızla devalüe oldu ve Arjantin uluslararası kredi piyasalarından tamamen dışlandı. Bu kaosta 2003 yılında  Nestor ve Christina Kirchner adlı pragmatik ve popülist Peronist  bir çift  işbaşına geldi. Koca Nestor 2010 yılında kanserden öldükten sonra da başkanlık karısı Christina'ya miras kaldı.

Global krizde iç talep canlı tutularak Arjantin'in büyüme sayıları yüzde 7 düzeyine çıkmıştı ve işsizlik de yüzde 6 oranına düşmüştü. Ama bu çok yanıltıcı bir resimdi. Devalüasyon Arjantin'de emeği çok ucuz hale getirmişti ama prodüktivite çok düşmüştü. Böylece devalüasyonun etkisi çok kısa süreli kaldı ve rekabet gücünde kalıcılık olamadı. Ülke yeniden yüksek enflasyon yaşarken ve sadece artan iç talep ile ayakta kalırken, vatandaşın tasarrufları da artan kurla yok olmuştu. Kocası iki yıl evvel  ölünce işleri yönetemeyen Christina nakit sıkıntısına girince de,  yeniden ve 1991 öncesi olduğu gibi bankaları ve mevduatı devlet kontroluna almaya  ve ithalatı da yasaklarla frenlemeye mecbur oldu.

Sıkışan hükümet özel emeklilik sisteminde birikmiş fonlara da el koydu. Sonra Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini harcamaya başladı. Sonra da ülkenin istatistiki verilerini, aynen Venezüellalı Chavez gibi, tamamen gerçek dışı hale getirerek açıklamaya başladı. Bu arada vatandaş isyan etmesin diye de enerji fiyatlarını sabit tutarak dünya fiyatlarından kopardı. Bu ortamda kar edemeyen iç ve dış şirketlerin sanayi ve enerji yatırımı da durdu ve sanayi ve enerji üretimi de daralmaya başladı, En sonunda da iyice sıkışan 59 yaşındaki Christina nakit bulmak için geçtiğimiz pazartesi çıkan yeni bir yasayla enerji şirketlerine el koymaya girişti.

Repsol İspanya'da kurulu bir İspanyol petrol devi ve aynı zamanda Arjantin'in en büyük enerji şirketi olan YPF  petrol şirketinin de ana sermayedarı. Christina geçtiğimiz hafta İspanya'ya savaş açarak, halka açık 18 milyar dolarlık YPF  şirketinin kabaca yüzde 51 kadar ve 10 milyar doları aşan değeri olan hisselerine el koydu. YPF 1922 yılında devlet kontrolunda bir şirket olarak kurulmuştu ve 1993 yılında ise özelleştirilmişti. Repsol 1999 yılında şirketin kontrolunu elde etmişti ve şu anda da yüzde 57.4 hisse sahibi.  Ancak Arjantin 17 yıl sonra ilk defa enerji ithal etmek zorunda kalmış bulunuyor, çünkü, devlet enerji yatırımı yapamıyor ve fiyatları da vatandaşın isyanı nedeniyle artıramadığı için de, kar edemeyen  özel şirket enerji yatırımı ve arzı azalıyor.

Sonuçta Avrupa Birliği ile İspanya ve eski sömürgesi Arjantin galiba mahkemelik oluyorlar! İspanya, Arjantin'in en büyük dış yatırımcısı ve en büyük dış ticaret partneri! Bayan Kirchner çaresizlikten sola dönerken de, medya  eski 'Latin solu' yaklaşımına geri dönüşün, Christina'nın oğlu 35 yaşındaki Maximo ve solcu arkadaş çevresinin, baba Nestor öldükten sonra pragmatist popülist Peroncuları uzaklaştırıp, ideolojik bir ekiple ipleri ellerine almalarından kaynaklandığını  düşünüyor. Arjantin, İngiltere ile Falkland  Savaşı'ndan sonra, şimdi de İspanya ile ekonomik savaşa hazırlanıyor!

Akşam

Bu yazý 1872 defa okunmuþtur. Yazdýr   Önceki sayfa   Sayfa baþýna git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafýndan incelendikten sonra yayýnlanacaktýr.
 

Bu yazý henüz yorumlanmamýþ...


 Yazarýn Diðer Yazýlarý
 
   PİYASALAR     
       
  49,9422   55,7635  
       
  10.759,560   6.222,8960  
   GÜNÜN MANŞETLERİ     
 
Günün tüm haberleri »
   BASIN TOPLANTISI & AJANDA     
  • Ekonomi
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
    Ceylan Intercontinental
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları devam ediyor... Bu kapsamda 7 Haziran 2012 Perşembe günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
  • Eğitim
    Türk Eğitim Vakfı
    Kuruçeşme Divan Otel
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Türk Eğitim Vakfı (TEV)’nın 2012-2013 eğitim yılında yurt dışında yüksek lisans ve üst ihtisas yapmaya hak kazanan 74 genç...
  • Otel Yöneticiliği Lisans Programı,
    Hüsnü Özyeğin
    The Marmara
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Alanında Türkiye’nin ilk ve tek akademik programı olma özelliğine sahip Özyeğin Üniversitesi (ÖzÜ) Otel Yöneticiliği...
   İŞTE KULİS     
   YAZARLAR     
Ali Ağaoğlu
Matadorlar piyasaların canını sıkacak
“İspanya yardım için ne zaman başvuracak?” Ekim ayının sorusu ...
   E-POSTA LİSTESİ     
Listemize kayıt olun, finans dünyasının gelişmeleri e-postanıza gelsin.
   ANKET     
En iyi kredi kartı hangisi?
Axess
Bonus
Maximum
World
Ziraat
 Sonuçlarý göster   
   FACEBOOK     
 
 
   

YASAL UYARI : www.istefinans.com sitesinde ve sitenin içinde yer alan haberler ve yazarların, yorum, görüş, öneri ve raporları "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 
 
     
 
HABER   Ekonomi | Borsa | İş dünyası | Altın | Kulis | Gündem | Röportaj | Spor
FOTO GALERİ   Finans | Yaşam | Magazin | Otomobil | Teknoloji | Borsa | Karikatür | Haber
VİDEO GALERİ   Finans | Gündem | Borsa | Yaşam | Yatırım | Ekonomi
ETİKETLER   Halkbank | Hayati Yazıcı | Rekabet Kurulu | HSBC | FED | Yapı Kredi | Barclays | Fikret İnan
İŞTE FİNANS   Tüm Haberler | Gazeteler | Giriş sayfam yap | Favorilere ekle | Hakkımızda | Künye | İletişim | Reklam | Sitene ekle