Günün Tüm Haberleri   |   Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
 
  2 Kasım 2026 Pazartesi  
 
   
   
 
Deniz Gökçe

deniz.gokce@aksam.com.tr   
Ekonomi yavaşlıyor, zaten bunu istiyorduk!
 E-posta ile gönder Yazdýr Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
3 Temmuz 2012 Salı   Yazý Boyutu

TÜİK pazartesi günü sabahı 2012 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini yayınladı. Büyüme verilerinin ne anlama geldiğini peş peşe üç gün ve detaylı şekilde size aktaracağız.

Detaya girmeden önce anlamalıyız ki, Türkiye son iki yıllık sürede peş peşe çok farklı üç tür dönem yaşamıştı. 2010 yılı Kasım ayında Merkez Bankası Başkanı Durmuş Bey döneminde ekonomimizi yavaşlatmaya başlamıştık ve bunu sıcak para kökenli kredi balonunu ve cari denge açığının büyümesini önlemek için ve sıcak para girişine karşı bir önlem olarak yapmıştık. Merkez koridor sisteminde gecelik borç alma faizini dramatik şekilde düşürmüş ve mevduat karşılık oranlarını arttırmıştı. Ancak 2011 yılı Ağustos ayında yeni Başkan Erdem Başçı yönetiminde, Avrupa'nın sorunlarının göz önüne dökülmesi ve ABD'nin de ratinginin düşürülmesi sonucu kötümserleşen politika belirleyicileri, yeniden freni gevşetip sert bir düşüşü önlemeye kalktılar. Koridor alt sınırı olan borç alma faizi yükseltildi ve karşılık oranlarında azaltma yapıldı.

2011 yılının son demlerinde ve 2012 yılının başında başında ise Avrupa'daki kaos ortamı ve piyasalardaki paniğe karşı, para politikasının yönetiminin ve faizin günlük baz alındığı tür koridor sistemi uygulaması yaşandı. Bu süreçte hem enflasyon hedeflemesinden fedakarlık edildi, hem dalgalı kurun 'dalgasına' müdahale edildi hem de 'macro prudential' stabilite iyice ön plana geçti. Tabii ekonomide ilan edilecek makro veriler de 1.5 yıl içinde yaşanan bu üç dalgalanmanın etkisini aksettirir oldu. Sıkı fren gerçekleşti. Ama esas hedef olan büyümeyi yavaşlatmada aşırı doz başarılı olundu. Hatırlanırsa piyasa uzun süre kredi frenlenemiyor şeklinde feryatları üretmişti. Nihayet dün beklenen gün geldi çattı ve 2012 yılı birinci çeyrek verileri ilan edildi. Bu veriler üç şekilde analiz edilebilir.

Birincisi, TÜİK tarafından ilan edildiği şekliyle enflasyon ayıklanmış reel büyüme sayıları olarak ama mevsimlik düzeltme ve takvim etkilerini ayıklaması yapmadan olabilir. İkincisi daha doğru olan bir yaklaşımdır. TÜİK sayılarına kendisinin de ve 'betam'ın da yaptığı gibi mevsimlik düzeltme ve takvim için uyarlama yapılır (Dikkat, mevsimlik düzeltmede ve takvim etkilerini düzeltmede TÜİK ve 'betam' yaklaşımları farklıdır.) Bir başka bakış açısından da her verinin toplam içindeki payı ile yüzde artış hızı çarpılır ve elde edilen sayı toplam reel büyümeye sektörel katkıyı gösterir. Tabii milli gelir sayıları da 'sektörel üretime katkılar' veya 'toplam harcamaların katkıları' olarak iki farklı şekilde de incelenebilir. Aşağıdaki ilk tablo GSYİH'nın yani toplam üretimin sektörel bileşimini ve çeyreklik artış oranlarını vermektedir. Ekonominin arz yönünü, üretimin nerede, hangi sektörde yapıldığını inceliyoruz. Mevsimlik düzeltme yok, katkı payları var!

g2.20120702234504.jpg

Tabloda bütün kalemlerin reel büyüme hızında yavaşlama görülüyor. 2012 birinci çeyrek büyümesi ise gene tablodan görüldüğü gibi yüzde 3.2 . Bu rakam beklentilerden yüksek de olsa, 2011 sonundaki yüzde 5.2 büyümeden oldukça yavaş bir büyüme oranı. Durumu bir de hangi sektör üretime katkı yaptı gözlüğüyle görmek içinde açığı görebilmek için de sektör payları ile sektörlerin büyüme hızını çarpıyoruz. Ve böylece size arz yönünün 'katkı' tablosunu sunuyoruz.

g3.20120702234409.jpg

Bu iki tablodan bakıldığında 2012 yılı ilk çeyreğinde toplam yüzde 3.2'lik büyüme içinde büyümeye katkıyı aynen 2011 son çeyreği gibi, yüzde 70 civarında bir büyüklüğe sahip olan toplam hizmetlerin yaptığını görüyoruz. Yarın için talep yönünü aktaracağız. Yani kimlerin harcama yaptığını ve talep yarattığını göreceğiz. Hatırlanırsa ülkemiz 2010 yılında ve 2011 yılında dış talepten çok, iç talep ile büyümüştü. Büyüme yüksek olunca da cari açık vermişti. Bu da büyümeyi frenlememizi gerektirmişti. İç talep ile dış talebin ne şekilde geliştiğini yarın aktaracağımız harcama tabloları ile göstereceğiz.

Akşam

Bu yazý 2535 defa okunmuþtur. Yazdýr   Önceki sayfa   Sayfa baþýna git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafýndan incelendikten sonra yayýnlanacaktýr.
 

Bu yazý henüz yorumlanmamýþ...


 Yazarýn Diðer Yazýlarý
 
   PİYASALAR     
       
  49,9422   55,7635  
       
  10.759,560   6.222,8960  
   GÜNÜN MANŞETLERİ     
 
Günün tüm haberleri »
   BASIN TOPLANTISI & AJANDA     
  • Ekonomi
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
    Ceylan Intercontinental
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları devam ediyor... Bu kapsamda 7 Haziran 2012 Perşembe günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
  • Eğitim
    Türk Eğitim Vakfı
    Kuruçeşme Divan Otel
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Türk Eğitim Vakfı (TEV)’nın 2012-2013 eğitim yılında yurt dışında yüksek lisans ve üst ihtisas yapmaya hak kazanan 74 genç...
  • Otel Yöneticiliği Lisans Programı,
    Hüsnü Özyeğin
    The Marmara
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Alanında Türkiye’nin ilk ve tek akademik programı olma özelliğine sahip Özyeğin Üniversitesi (ÖzÜ) Otel Yöneticiliği...
   İŞTE KULİS     
   YAZARLAR     
Ali Ağaoğlu
Matadorlar piyasaların canını sıkacak
“İspanya yardım için ne zaman başvuracak?” Ekim ayının sorusu ...
   E-POSTA LİSTESİ     
Listemize kayıt olun, finans dünyasının gelişmeleri e-postanıza gelsin.
   ANKET     
En iyi kredi kartı hangisi?
Axess
Bonus
Maximum
World
Ziraat
 Sonuçlarý göster   
   FACEBOOK     
 
 
   

YASAL UYARI : www.istefinans.com sitesinde ve sitenin içinde yer alan haberler ve yazarların, yorum, görüş, öneri ve raporları "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 
 
     
 
HABER   Ekonomi | Borsa | İş dünyası | Altın | Kulis | Gündem | Röportaj | Spor
FOTO GALERİ   Finans | Yaşam | Magazin | Otomobil | Teknoloji | Borsa | Karikatür | Haber
VİDEO GALERİ   Finans | Gündem | Borsa | Yaşam | Yatırım | Ekonomi
ETİKETLER   Garanti Bankası | George Soros | ABD | Ali Babacan | Mario Draghi | Fikret İnan | Avrupa Merkez Bankası | Başbakan Yardımcısı Ali Babacan
İŞTE FİNANS   Tüm Haberler | Gazeteler | Giriş sayfam yap | Favorilere ekle | Hakkımızda | Künye | İletişim | Reklam | Sitene ekle