Günün Tüm Haberleri   |   Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
 
  5 Ekim 2026 Pazartesi  
 
   
   
 
Saruhan Özel

s.ozel@zaman.com.tr    
Cari açıkta ne istediğimize dikkat!..
 E-posta ile gönder Yazdýr Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
20 Haziran 2012 Çarşamba   Yazý Boyutu

Geçen yılın ortasında her daim gündemde tutup yakınarak ev kadınlarının bile korkulu rüyası haline getirdiğimiz cari denge açığında ekim ayından beri ciddi bir düşüş yaşanıyor.

 

Ekonominin döviz gelir ve giderleri arasındaki farkı veren bu gösterge 2011 Ekim ayında 79 milyar dolarlık zirvesini gördükten sonra her ay düzenli bir şekilde düşerek nisan ayı sonunda 69 milyar dolara geriledi (Grafik 1). Bu, açığın 6 ay içinde yüzde 13 gerilemesi demek.

Model neyse olan o

Türkiye'nin ekonomik modeli, yurtdışından aramalı ve enerji ithal edip bunu yurtiçinde nihai mala dönüştürerek yurtiçi tüketime sunma şeklinde. İthalatın sadece yüzde 12'si tüketim malı. Yani asıl ithal edilen enerji, aramal, sermaye malı gibi üretim faktörleri. Toplam üretiminde sadece yüzde 24'ü ihracat (yüzde 69'u hanehalkı tüketimi). Yani, üretimin çoğu yurtiçinde tüketiliyor. Demek ki, büyüme iç tüketime dayalı ama ithal edip doğrudan tüketiyor değiliz. Araya bir de ithalatı üretime çeviren üretim fonksiyonunu ekleyerek genç nüfusa istihdam sağlıyoruz ve bu da politik istikrar için şart. Gönül ister ki, üretimin çoğu hem de döviz bazında yüksek fiyatlarla ihraç edilsin ve döviz geliri giderimizden çok daha yüksek olsun. Ama maalesef öyle değil. Yıllarca uygulanan yanlış bütçe ve para politikaları üretim maliyetlerinin (döviz cinsi) yüksek seyretmesine neden olarak ekonominin daha ziyade yurtiçi tüketime yaslanarak büyümesini sağlamış durumda. 2001 sonrasında bankaların devletin finansmanından hanehalkı tüketiminin finansmanına geçmesi de bunu kolaylaştırdı. Kısa vadede bunu değiştirmek mümkün değil.

Tarımdan sanayiye büyük bir işgücü göçü olduğu halde işsizlik artmıyor ve hatta düşebiliyor ise ekonomik model çalışıyor demektir. Ama sorun, her modelde olduğu gibi, bu modelde de yan etkilerin ortaya çıkması. Bunların başında da cari denge açığı geliyor.

Bu modeli kullanan birçok ülke aynı zamanda doğal kaynak zengini olduğu için enerji ihraç ederek cari denge açığını düşük tutabiliyor. Türkiye ise tam tersi. Enerji ithal etmek zorunda olduğumuz için aslında makul olan cari açık düzeyi çok daha yükseliyor. 2008 yılı sonunda 42 milyar dolar olan cari denge açığının neredeyse hemen hepsi enerji açığı, yani enerji ihracatı ile ithalatı arasındaki farktı. Bu bağlamda doğal olarak petrol fiyatları da çok etkili. Örneğin 2009 yılında krizle birlikte petrol fiyatları hızla düşünce enerji açığı 15 milyar dolar gerilemişti.

Dış dengede istenen senaryo, öncelikle enerji açığının gerilemesi. Yani petrol fiyatları düşerse aynı ekonomik model çok daha düşük cari açık yaratarak çalışabilecek. Petrol fiyatlarındaki 10 dolarlık düşüş faturayı 4 milyar dolar düşürüyor. Ama 2011 Ekim ayı başından beri cari açıkta yaşanan 10 milyar dolarlık düşüşte böyle bir etki yok. 2011 yılında petrol 100 doların üzerinde seyredince enerji açığı da düzenli bir şekilde artarak 2012 Nisan ayında yeniden 50 milyar doların üzerine çıktı (Grafik 2 ve 3).

Şeytan ayrıntıda gizli

Enerji açığı da daha da yükseldiğine göre cari açıktaki asıl gerileme "enerji dışında" yaşanıyor. Cari açık 2011 Ekim ayında rekor seviyeye ulaştığında "enerji dışı açık" toplam cari açığın yüze 42'siydi. 2012 Nisan ayında bu oran yüzde 27'ye kadar indi. (Grafik 2). Başka bir deyişle, 33 milyar dolardan 19 milyar dolara düşerek yüzde 44 gerilemiş oldu. Enerji dışı cari açığın detayına bakıldığında ise 2011 Ekim ayından beri "enerji dışı" ihracatın 4,7 milyar dolar artarken "enerji dışı" ithalatın 5 milyar dolar azaldığı görülüyor.

Bu durum ilk bakışta son derece olumlu. Ekonomik modelde sorun yok; sanki ekonomi ihracata daha fazla yaslanıyor gibi. Ayrıca böyle olması çok şaşılacak bir şey de değil. Ekonomi yönetimi zaten ithal ikamesine yönelik bir teşvik programı hazırlamış ve ithalatı caydırıcı önlemler almıştı. Yurtiçi üretim potansiyeli olan kumaş, giyim, iplik gibi ürünlerin ithalatına vergi getirirken otomotivden seramiğe çeşitli sektörlerde aramalı ithalat bağımlılığının azaltılmasına yönelik teşvikler getirmişti. Enerji dışı ithalatın azalıp ihracatın artması bu bağlamda tam da istenen bir şey. Ayrıca TL 2010 yılından beri sepet bazında hızla değer kaybederek ithal edilen malların TL maliyetini yükseltiyor (Grafik 4). Yurtiçi üretimin göreceli olarak ucuzlamış olması ve bu nedenle bazı ürünlerin ithal edilmek yerine yurtiçinde üretilerek tüketilmeye ve ihraç edilmeye başlaması akla yatkın gözüküyor.

Ama bu resmi bulanık hale getiren iki gelişme var. Birincisi, ihracattaki artış bu tür olumlu bir üretim dinamiğini göstermiyor. Otomotiv, tekstil ve hatta makine gibi ihracatçı sektörlerde geçen yıla göre bir yavaşlama var. Sadece nisan ayında yapılan 1,2 milyar dolarlık görülmemiş boyuttaki altın ihracatı 6 aylık enerji dışı ihracat artışının dörtte biri. Bunun ne amaçla yapıldığı, kalıcı bir artış olup olmadığı, ne kadarının yurtiçi üretimden geldiği, ne kadarının ithal edildiği, gerçekten ihracat mı yoksa sadece ithalatın ödenme şekli mi belli değil. İkincisi, sadece ihracat değil iç tüketime yönelik çalışan sektörlerin ve aynı zamanda bankacılık sektörünün tüketici finansmanında geçen yıla göre ciddi bir yavaşlama olması. Yılbaşından beri tüketici kredileri önceki yıllarla kıyaslanamayacak kadar yavaş.

Özetle, cari denge açığında hızlı bir yavaşlama var ve bu petrol fiyatlarının son 2 aydaki hızlı düşüşüyle en azından enerji dengesi üzerinden devam edecek. Ama bugüne kadarki düşüş bana göre Türkiye'nin ekonomik modelinin yapısal bir değişim geçirmekte olduğunu göstermiyor. Sadece modelin eskisi kadar güçlü çalışmadığını gösteriyor. O zaman ne istediğimize dikkat. Belli ki, enerji dışı cari açıkta daha fazla düşüş kimsenin isteyeceği bir gelişme değil.

Zaman

Bu yazý 1993 defa okunmuþtur. Yazdýr   Önceki sayfa   Sayfa baþýna git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafýndan incelendikten sonra yayýnlanacaktýr.
 

Bu yazý henüz yorumlanmamýþ...


 Yazarýn Diðer Yazýlarý
 
   PİYASALAR     
       
  49,1596   54,9806  
       
  12.270,180   6.525,6550  
   GÜNÜN MANŞETLERİ     
 
Günün tüm haberleri »
   BASIN TOPLANTISI & AJANDA     
  • Ekonomi
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
    Ceylan Intercontinental
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları devam ediyor... Bu kapsamda 7 Haziran 2012 Perşembe günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
  • Eğitim
    Türk Eğitim Vakfı
    Kuruçeşme Divan Otel
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Türk Eğitim Vakfı (TEV)’nın 2012-2013 eğitim yılında yurt dışında yüksek lisans ve üst ihtisas yapmaya hak kazanan 74 genç...
  • Otel Yöneticiliği Lisans Programı,
    Hüsnü Özyeğin
    The Marmara
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Alanında Türkiye’nin ilk ve tek akademik programı olma özelliğine sahip Özyeğin Üniversitesi (ÖzÜ) Otel Yöneticiliği...
   İŞTE KULİS     
   YAZARLAR     
Ali Ağaoğlu
Matadorlar piyasaların canını sıkacak
“İspanya yardım için ne zaman başvuracak?” Ekim ayının sorusu ...
   E-POSTA LİSTESİ     
Listemize kayıt olun, finans dünyasının gelişmeleri e-postanıza gelsin.
   ANKET     
En iyi kredi kartı hangisi?
Axess
Bonus
Maximum
World
Ziraat
 Sonuçlarý göster   
   FACEBOOK     
 
 
   

YASAL UYARI : www.istefinans.com sitesinde ve sitenin içinde yer alan haberler ve yazarların, yorum, görüş, öneri ve raporları "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 
 
     
 
HABER   Ekonomi | Borsa | İş dünyası | Altın | Kulis | Gündem | Röportaj | Spor
FOTO GALERİ   Finans | Yaşam | Magazin | Otomobil | Teknoloji | Borsa | Karikatür | Haber
VİDEO GALERİ   Finans | Gündem | Borsa | Yaşam | Yatırım | Ekonomi
ETİKETLER   BDDK | Banka | SPK | bankacılık | Ali Ağaoğlu | Fikret İnan | Başbakan Yardımcısı Ali Babacan | FED
İŞTE FİNANS   Tüm Haberler | Gazeteler | Giriş sayfam yap | Favorilere ekle | Hakkımızda | Künye | İletişim | Reklam | Sitene ekle