Günün Tüm Haberleri   |   Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
 
  21 Eylül 2019 Cumartesi  
 
   
   
 
Saruhan Özel

s.ozel@zaman.com.tr    
TL ile ödeme ithal otoyu yerli yapmaz!...
 E-posta ile gnder Yazdr Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
18 Nisan 2012 Çarşamba   Yaz Boyutu

Ege Cansen, Hürriyet gazetesindeki köşesinde cari açığa yönelik benim de ilgimi çeken bazı söylemlere dikkat çekti.

 

Müteahhitler yabancılara gayrimenkul satarak, otomobil ithalatçıları ise yurtdışına TL ödeme yaparak cari denge açığına katkı yapacaklarını söylüyorlar. Ege Bey bunun doğru olmadığını belirtmekle birlikte biraz da latife olsun diye sanıyorum, resmi otoriteden açıklama istedi. Cari açığa yönelik olarak kamuoyunda o kadar hurafe var ki bunlar en masumları. Merkez Bankası'nı bilemiyorum elbette ama ben konuyu ciddiye alacağım. Hazır Ege Bey, güzel bir pas atmışken topa kafamı uzatmazsam içimde kalacak.

Ödemeler dengesi tablosunda ülkenin uluslararası kabul gören ölçümlerle hesaplanan döviz harcamaları ile döviz gelirleri arasındaki fark cari açık olarak gösteriliyor. Bu açıdan bakanlar dövizini getiren yabancıya gayrimenkul satılırsa döviz kazandırıyor diye düşünüyor olabilirler. Toprak üzerinde tarım ürünleri yetişip de satılınca veya turistler otele gelip konaklayınca ihracat oluyor da ev satılınca neden olmasın? Felsefi açıdan bakılınca belki haklılar. Ama gayrimenkul tarım ürünü veya otel hizmeti gibi satın alınıp tüketilen bir şey değil. Yabancı konutu otel yerine evine gelip kalmak ya da ileride daha yüksek fiyattan satmak veya kira gelirinden faydalanmak için almış olabilir. Sonuçta gayrimenkul alımı tüketim değil yatırım olarak kabul ediliyor. O nedenle de cari denge içinde değil, cari dengenin uzun vadeli finansmanı şeklinde gösteriliyor. Üstelik cari açığa zarar veren bir şey. Konutun inşaatında veya döşemesinde bir sürü ithal mal kullanılabiliyor ve bu söylenenin tam tersine cari açığı artırıyor.

Elbette sürekli cari açığa yanlış yönde dikkat çekip bel altından vuran yurtdışındaki kredi derecelendirme kuruluşları ya da ekonomistlere karşı aynı şekilde karşılık vermek mümkün. Yani yabancılara bolca gayrimenkul satıp, bedellerini uzun vadeli finansman (doğrudan yatırım) şeklinde gösterip sonra da "bakın, cari açık yüksek ama doğrudan yatırımla finanse ediliyor, refinansman riski düşük" denebilir. Yıllarca Doğu Avrupa ülkeleri, hatta İrlanda ve İspanya böyle yapmadılar mı? Yabancıların alımlarıyla coşan konut sektöründeki batıkların krize soktuğu İspanya cari açığı uzun vadeli finanse ediyor diye yıllarca kredi derecelendirme kuruluşlarından AAA notu almadı mı?

Benzer şekilde ithalatçıların da yurtdışına TL ile ödeme yapmalarının cari açığa bir katkısı yok, tersine zararı var. Döviz yerine TL ödemek sadece ödemenin şekli. TL ile ödeyince otomobil Türkiye'de yapılmış olmuyor ki. İthalatının çoğunu Çin'den yapan ve dolar ödeyen ABD'nin cari açığı olmuyor mu? Sorunlu Euro üyelerindeki cari açık patlaması ithalatı kendi para birimleri ile ödedikleri halde olmadı mı? İthalatın TL ile ödenmesi TL fiyatlarının kurlar artarken dahi değişmeyeceği anlamına gelirse (yani kur riskini ihracatçı firma alacak) kurlar yükselirken ithal otomobile talebi daha da artırır ve cari açığı daha da bozar. TL ödeme kabul eden Almanya'daki ihracatçı maaşları TL ile ödeyebiliyor veya yatırımlarını TL borçlanarak yapabiliyorsa tamam ama yapamıyorsa bunun karşılığı döviz nihayetinde Türkiye ekonomisinden çıkar.

Yapıcı cari açık

Uzun süredir Türkiye'deki cari denge açığının "kırıcı" değil "yapıcı" olduğunu vurguluyorum. Bugünkü Türkiye, geçmişteki ünlü kriz hikayelerinden çok farklı. Dış borç, 1994 Meksika'sındaki gibi bankalar üzerinden kamuyu finanse etmiyor. 1997 G.Kore'sinde ya da Malezya'sında olduğu gibi bankalar sabit kur rejiminde çok düşük sermayelerle büyük kur riskleri alarak yanlış yatırımlar yapmıyorlar. 2001 Arjantin'inde olduğu gibi para kurulu sistemi ile iç ve dış borcu birbirine girmiş ve ekonomisi döviz kazanamayan konumda değil. Yakın geçmişin Portekiz'i ve Yunanistan'ı gibi ekonomisi rekabet avantajını kaybetmiş olup büyüme için kamu kaynaklarıyla iç talebi köpürtmüyor. İrlanda ve İspanya gibi dış borç ülkedeki varlık fiyatlarını patlatmış değil.

Bugünün Türkiye'si en büyük pazarlarında ekonomik ve politik kriz olmasına rağmen ihracatını çift hanelerde artırabiliyor (Grafik 1). Elbette çok daha iyisi olabilir ama demek ki ekonomi rekabet gücünü kaybetmiş değil; dış borcunu ödeyebileceği dövizi kazanabiliyor. Gelen dış borç ne yaptığını bilen bankalar üzerinden kredi kullanıp elini yüksek teminatlarla taşın altına sokan özel sektör projelerini finanse ediyor. Kamunun verimsiz popülist projelerini değil. Ekonomi gelen borç karşılığında büyüyüp katma değer yaratabiliyor ki toplam dış borcun ekonomiye oranı yıllardır yatay seyrediyor (Grafik 2). Birçok kez kriz yaşamış bankaları ve özel sektörü çalkantılı dönemlere hazırlıklı bir şekilde risklerini iyi yöneterek iş yapıyorlar. Nakit akışlarında mümkün olduğunca para birimi uyuşmazlıklarından kaçınmaya, mecbur kaldıkları yerlerde de ödemelerini zamana yayarak nakit darboğazlarından kurtulmaya çalışıyorlar. Risksiz iş yapmak mümkün değil ki. Önemli olan, bilinçli risk almak. Bankaların kurumsal kredi portföyleri son derece dağınık; gelecekte atıl kapasite yaratacak ve kredileri batıracak şekilde belli bir sektöre yoğunlaşmıyorlar (Grafik 3). Yüksek sermaye ile çalışmaları da olası darboğazlarda rahatlatıcı rol oynuyor (Grafik 4). Geçmişte yüksek cari denge açığından sorun yaşayan ülkelerin ortak yanının zayıf bankacılık sistemleri olduğunu görmek gerekiyor. Türkiye'deki cari denge açığını finansmanı hisse senetlerinde, gayrimenkulde ve hatta para biriminin kendisinde ileride patlayacak spekülatif balonlar oluşturmuş değil.

Çözüm mikroda değil makroda

Türkiye'nin ekonomik modeli ihracat destekli ama temelde iç talebe dayanarak büyümek olduğu ve demografik yapı da bunu desteklediği sürece cari açıkla yaşamaya devam edilecek. Petrol fiyatları yükseldiğinde açık da yükselecek. Makro politikaların böyle bir modeli desteklediği ortamda yapılabilecek tek şey, bugün yapıldığı (ve başarılı da olunduğu) gibi, cari açığın fazla yükseldiği dönemlerde ekonomiyi iç talep üzerinden biraz dizginlemek (Grafik 5). Bu da çok hassas ve ince ayar isteyen bir iş çünkü dizginleme biraz abartılırsa çok farklı yerlerden çok farklı sorunlar çıkabilir ve 775 milyar dolarlık ekonomide çok can yakar. Bu yapıyı kalıcı biçimde teşvikler değil döviz kurları düzeltir. Teşvik var diye kimse para kazanamayacağı bir yatırımı yapmaz. Yapıyorsa işin içinde başka iş vardır.

Zaman

Bu yaz 700 defa okunmutur. Yazdr   nceki sayfa   Sayfa bana git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editrlerimiz tarafndan incelendikten sonra yaynlanacaktr.
 

Bu yaz henz yorumlanmam...


 Yazarn Dier Yazlar
 
   PİYASALAR     
       
  5,7477   6,3537  
       
  100.236,700   280,1240  
   GÜNÜN MANŞETLERİ     
 
Günün tüm haberleri »
   BASIN TOPLANTISI & AJANDA     
  • Ekonomi
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
    Ceylan Intercontinental
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları devam ediyor... Bu kapsamda 7 Haziran 2012 Perşembe günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
  • Eğitim
    Türk Eğitim Vakfı
    Kuruçeşme Divan Otel
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Türk Eğitim Vakfı (TEV)’nın 2012-2013 eğitim yılında yurt dışında yüksek lisans ve üst ihtisas yapmaya hak kazanan 74 genç...
  • Otel Yöneticiliği Lisans Programı,
    Hüsnü Özyeğin
    The Marmara
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Alanında Türkiye’nin ilk ve tek akademik programı olma özelliğine sahip Özyeğin Üniversitesi (ÖzÜ) Otel Yöneticiliği...
   İŞTE KULİS     
   YAZARLAR     
Ali Ağaoğlu
Matadorlar piyasaların canını sıkacak
“İspanya yardım için ne zaman başvuracak?” Ekim ayının sorusu ...
   E-POSTA LİSTESİ     
Listemize kayıt olun, finans dünyasının gelişmeleri e-postanıza gelsin.
   ANKET     
En iyi kredi kartı hangisi?
Axess
Bonus
Maximum
World
Ziraat
 Sonular gster   
   FACEBOOK     
 
 
   

YASAL UYARI : www.istefinans.com sitesinde ve sitenin içinde yer alan haberler ve yazarların, yorum, görüş, öneri ve raporları "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 
 
     
 
HABER   Ekonomi | Borsa | İş dünyası | Altın | Kulis | Gündem | Röportaj | Spor
FOTO GALERİ   Finans | Yaşam | Magazin | Otomobil | Teknoloji | Borsa | Karikatür | Haber
VİDEO GALERİ   Finans | Gündem | Borsa | Yaşam | Yatırım | Ekonomi
ETİKETLER   altın | Kredi kartı | İMKB | Hayati Yazıcı | bankacılık | Borsa | Avrupa Merkez Bankası | BES
İŞTE FİNANS   Tüm Haberler | Gazeteler | Giriş sayfam yap | Favorilere ekle | Hakkımızda | Künye | İletişim | Reklam | Sitene ekle