Günün Tüm Haberleri   |   Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
 
  2 Kasım 2026 Pazartesi  
 
   
   
 
Süleyman Yaşar

suleymanyasar@gmail.com   
Türkiye'yi niye savaşa sokmak istiyorlar?
 E-posta ile gönder Yazdýr Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
11 Temmuz 2012 Çarşamba   Yazý Boyutu

Türkiye'nin çevresindeki ülkelerin ekonomilerinin hemen hemen tamamı tek mallı üretime dayanıyor. Rusya, İran, Irak, Suriye hemen hepsi petrol ve doğalgaza dayalı tek mallı ekonomiler ve bundan dolayı da sorunlular. Nitekim bu sorunun bir adı da var. Bu tür ekonomilerin yaşadığı sorunlu sürece Hollanda hastalığı adı veriliyor.

Peki nasıl ortaya çıkıyor Hollanda hastalığı? Bir ülkede petrol, doğalgaz, altın türü ürünlerin bulunması ya da bu ürünlerin fiyatlarının önemli ölçüde değişmesi o ülkenin imalat sanayisini olumsuz etkiliyor. Çünkü bu doğal kaynak nedeniyle ülke halkının geliri önemli ölçüde artıyor. Gelir artışına bağlı olarak da o ülkenin dış ticarete konu olmayan mal ve hizmet talebi hızla çoğalıyor.
Böylece ülke parasal kaynakları dış ticarete konu olmayan malların üretimine tahsis ediliyor. Bir süre sonra bulunan doğal kaynağın rezervinde sorun çıkarsa ya da fiyatında gerileme meydana gelirse ülke birdenbire işsizlik ve fakirleşmeyle karşı karşıya kalıyor. İşte bu yaşanan süreç Hollanda hastalığı olarak isimlendiriliyor. Hollanda adını almasının nedeni de adı geçen ülkede hastalığın 1960'lı yıllarda yaşanmasından kaynaklanıyor.

Tekrar asıl konumuza dönersek... Petrol üreten bölge ülkeleri dışında, Balkan ülkelerinde de imalat sanayisi çok zayıf durumda. Oysa Türkiye bunlardan farklı. Türkiye kendi bölgesinde çok mallı imalat sanayisine dayalı gelişme gösteren tek ülke olarak bulunuyor. Ve dış ticarete konu olan ürünleri otomobilden çelik tencereye, mobilyadan çikolataya kadar geniş bir yelpaze oluşturuyor. İşte bu nedenle tek mallı ekonomilerin hastalığına yakalanmıyor.

Niye? Çünkü petrol fiyatları gerilediğinde Rusya, İran, Irak, Suriye ve diğer petrol üreten ülkeler krize giriyorlar. Örneğin petrol ve doğalgaz gelirleri çıkartıldığında Rusya'nın bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 15 seviyesine yükseliyor. Bu ekonomik hastalığın iyileşmesi uzun bir tedaviyi gerektiriyor. Kısa sürede çözmek mümkün olmuyor.

Dolayısıyla Türkiye, iktisatçı Jeffrey Sachs'ın ileri sürdüğü gibi beş kutuplu dünyada kutup ülkelerden biri haline geldi. Sachs, ABD, AB, BRICS, Nijerya ve Türkiye'yi kutup ülkeler arasında sayıyor. Özellikle Türkiye'yi belirtmesinin nedeni dış ticarete konu olan mal üretiminde imalat sanayisini geliştirmiş olmasından kaynaklanıyor. Çünkü 1980'de 2.9 milyar dolar ihracat yapabilen Türkiye, bir yılda 144 milyar dolar ihracat yapabiliyor artık. Peki niye anlattık bütün bunları? Çünkü son günlerde Türkiye'yi kışkırtıp savaşa sokmak isteyenler var. Ve Batı basınında "Suriye krizi yükselen Türkiye'nin sınırlarını gösteriyor" türünden kışkırtıcı manşetler atılıyor. Türkiye'nin Mavi Marmara olayına ve Suriye'nin Türk uçağını düşürmesine sessiz kaldığı ileri sürülüyor.

Oysa Türkiye'de devlet eski devlet değil. Artık devlet ekonomik akılla yönetilmek zorunda ve öyle yönetiliyor.

Zaten dış ticaret hacmi 400 milyar dolara ulaşıp milli gelirinin yarısını aşmış, bir ekonomi duygusal politikalarla yönetilemez. Dolayısıyla Türkiye'nin tek mallı ekonomilerle çevrildiği coğrafyada sert hareketlerden kaçınması ve savaş kışkırtıcılarına kesinlikle teslim olmaması gerekiyor.

Bir de unutmadan bir imza kampanyasına dikkat çekelim... Fransa'da yayımlanan Le Monde gazetesi "Türkiye'de özgürlük hapsedildi, model ülke olamaz" diyor ve elliden fazla aydın bu bildiriyi imzalıyor. Gerçekten Türkiye'de Terörle Mücadele Kanunu ve diğer kanunlarda düşünceye anlamsız cezalar ve tutuklamalar öngörülüyor. Bunların en kısa sürede değişmesi şart. Eleştiriler bu anlamda doğru ama, bu bildiriye imza atan aydınların böyle bir bildiriyi niye Sarkozy, Fransa cumhurbaşkanıyken, "Türkiye'yi kesinlikle Avrupa'ya almayacağım, Türkiye'ye imtiyazlı ortaklık öneriyorum" dediğinde imzaya açmadıkları sorusu akla geliyor. Çünkü Sarkozy Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini engelledi. Müzakere sürecini durdurdu. Le Monde bildirisine imza atan tarihçi Copeaux, dün Taraf'ta, "Avrupa'ya girecek bir Türkiye beni ilgilendirir, kimse ucuz politika yapmasın, Türkiye meseleleri bizi de ilgilendiriyor" diyor. Ankara Anlaşması'yla AB'ye giriş hakkı olan Türkiye için, "Sarkozy Türkiye'yi Avrupa'ya almayız ikinci sınıf üye yaparız" derken, Copeaux'u Türkiye ilgilendirmiyordu anlaşılan. Eğer Copeaux, bugün söylediklerini o zaman söyleseydi ve böyle bir bildiriyi aydınlar Sarkozy'ye karşı imzalasalardı, Türkiye'de özgürlükleri sınırlayan pek çok yasa değiştirilmiş olurdu. Ucuz politikayı Copeaux'un yaptığı ortaya çıkıyor böylece.

Bir de bildirinin ikinci cümlesi, "Türkiye model ülke olamaz" diyor. Niye olamıyormuş?
Dış ticarete konu olan çok mallı imalat sanayisine sahip İslam Konferansı üyesi tek ülke Türkiye. Diğerleri Malezya hariç hemen hepsi tek mallı ekonomiye sahipler. Dolayısıyla Türkiye ekonomisiyle zaten model ülke oldu. Anlaşılan Türkiye ekonomisinin çok mallı imalat sanayisine dönüşmesinden rahatsız olanlar var. Gerçek Türkiye'yi görmeyi inatla reddediyorlar.

Sabah

Bu yazý 1014 defa okunmuþtur. Yazdýr   Önceki sayfa   Sayfa baþýna git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafýndan incelendikten sonra yayýnlanacaktýr.
 

Bu yazý henüz yorumlanmamýþ...


 Yazarýn Diðer Yazýlarý
 
   PİYASALAR     
       
  49,9422   55,7635  
       
  10.759,560   6.222,8960  
   GÜNÜN MANŞETLERİ     
 
Günün tüm haberleri »
   BASIN TOPLANTISI & AJANDA     
  • Ekonomi
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
    Ceylan Intercontinental
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları devam ediyor... Bu kapsamda 7 Haziran 2012 Perşembe günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
  • Eğitim
    Türk Eğitim Vakfı
    Kuruçeşme Divan Otel
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Türk Eğitim Vakfı (TEV)’nın 2012-2013 eğitim yılında yurt dışında yüksek lisans ve üst ihtisas yapmaya hak kazanan 74 genç...
  • Otel Yöneticiliği Lisans Programı,
    Hüsnü Özyeğin
    The Marmara
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Alanında Türkiye’nin ilk ve tek akademik programı olma özelliğine sahip Özyeğin Üniversitesi (ÖzÜ) Otel Yöneticiliği...
   İŞTE KULİS     
   YAZARLAR     
Ali Ağaoğlu
Matadorlar piyasaların canını sıkacak
“İspanya yardım için ne zaman başvuracak?” Ekim ayının sorusu ...
   E-POSTA LİSTESİ     
Listemize kayıt olun, finans dünyasının gelişmeleri e-postanıza gelsin.
   ANKET     
En iyi kredi kartı hangisi?
Axess
Bonus
Maximum
World
Ziraat
 Sonuçlarý göster   
   FACEBOOK     
 
 
   

YASAL UYARI : www.istefinans.com sitesinde ve sitenin içinde yer alan haberler ve yazarların, yorum, görüş, öneri ve raporları "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 
 
     
 
HABER   Ekonomi | Borsa | İş dünyası | Altın | Kulis | Gündem | Röportaj | Spor
FOTO GALERİ   Finans | Yaşam | Magazin | Otomobil | Teknoloji | Borsa | Karikatür | Haber
VİDEO GALERİ   Finans | Gündem | Borsa | Yaşam | Yatırım | Ekonomi
ETİKETLER   Merkez Bankası | altın | Kredi kartı | Türkiye | bankacılık | Borsa | BDDK Başkanı Mukim Öztekin | bankacılar
İŞTE FİNANS   Tüm Haberler | Gazeteler | Giriş sayfam yap | Favorilere ekle | Hakkımızda | Künye | İletişim | Reklam | Sitene ekle