Günün Tüm Haberleri   |   Gazete Birinci Sayfaları   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Hakkımızda   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
 
  2 Kasım 2026 Pazartesi  
 
   
   
 
Süleyman Yaşar

suleymanyasar@gmail.com   
Kıdem tazminatları için işveren ne diyor?
 E-posta ile gönder Yazdýr Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
18 Temmuz 2012 Çarşamba   Yazý Boyutu

Yurtiçi tasarrufların artırılması ve verimliliğin çoğaltılması için kıdem tazminatlarının bir fonda toplanması düşünülüyor. Böylece çalışanların kıdem tazminatlarının yok olması da önlenecek. Çünkü mevcut durumda kıdem tazminatları yok oluyor.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın yaptırdığı araştırma sonucunda verdiği bilgiye göre, bu ülkede işçilerin ancak yüzde 8'i kıdem tazminatını alabiliyor. İşte bu nedenle tartışmaya açılan yeni kıdem tazminatı fonu yasa tasarısının TBMM tatilinin hemen ardından yasalaştırılması düşünülüyor.
Önceki gün birikmiş kıdem tazminatlarının yaklaşık 216 milyar lira tuttuğunu ve bu tutarın kamu maliyesinin üzerine kesinlikle yıkılmaması gerektiğini yazmıştık. Bu yazımız üzerine orta ve küçük işletme sahibi bazı işverenler kıdem tazminatına çözüm getirilmesi gereği üzerinde duran elektronik mektuplar gönderdiler. Bu mektuplardan ikisi aşağıda. Birincisi şöyle diyor:

"Biz işçisini düşünen, mühendislik, dizayn, üretim yapan, 2 yılda bir işçi değiştirmeyen (kıdem tazminatı by-pass'ı yapmayan), maaşları tam gösteren, kanuna kurala uyan 250+ işçili bir işletmeyiz. Ayrıca tüm meslek odaları baskılarıyla kanunlaşan elektrik mühendisi, avukat, doktor, yüzde 3 oranında sakat çalıştırıyoruz. Mal sattığımız ve rekabet ettiğimiz ülkelerin hiçbirinde bunlar yok. Sonuçta biz hiç kârlı bir işletme değiliz ama her yıl bir miktar fon ayırmamıza rağmen işi bıraksak kıdem tazminatlarını ancak öderiz. Bizim gibiler de kapanırsa işler sadece bu kanunları bypass edenlere kalacak. Ahlaksızları ve yan sanayisine istediği fiyatı dikte eden büyükleri bu yasalar hiç etkilemiyor. Ama bu şartlarda adil olmaya çalışan orta boy işletmeler rekabette zorlanıyor. Biz işçimizin üzerinden cebini doldurmak peşinde değiliz; hepsiyle kişisel ilgiliyiz ama bize bir çözüm gerek." A.B.İkinci işveren ise konunun nasıl çözümlenebileceği üzerine düşüncesini şöyle belirtiyor:

"2003'te ilk kez bireysel emeklilik (BES) yürürlüğe girdiğinde, bu sistemin kıdem tazminatı ve hatta yaşlılık sigortasının SGK yerine BES sistemine aktarılarak hem para ve sermaye piyasalarının derinleşmesi hem de fonların reel olarak nemalandırılabilmesinin sağlanacağı kanaatindeydim. Bugün de aynı çizgide olan bir kişi olarak bu tasarıya destek vermekteyim. Ancak, bugüne kadar birikmiş hakları da yok sayamayız. Bu nedenle her iki tarafın da çıkarlarını korumak suretiyle, örneğin 30.06.2012'ye kadar eski düzenleme çerçevesinde kıdem tazminatı hakkı bulunanlara bu haklarının taksitler halinde ödenmesi sağlanabilir. Gerekli, likiditenin sağlanması için bankalar düşük faizle ve belirli dönem geri ödemesiz kredi vermek için teşvik edilebilir. Böylece finans piyasaları da taşın altına elini sokar. Yani, hem işçi hem de işveren bu işten memnun olabilir. Yoksa işçi-işveren ilişkileri, her iki taraf ile devlet ilişkileri gerilebilir. Bir uzlaşma sağlanmalıdır. Bir taraftan işçinin hakları korunurken diğer yandan da şirketler likidite krizine sokulmamalıdır." C.Ç.

İşveren mektupları, şirketlerin üzerinde angaryaya varan çok fazla yük olduğunu gösteriyor. Başka ülkelerde olmayan bir kıdem tazminatı yükünün uzlaşarak çözülmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
İşverenlerin bu görüşlerini sendika cephesinden Hak-İş yöneticisi Mustafa Paçal'a sorduk, o da şunları söylüyor:

"Diğer ülkelerde kıdem tazminatı yok ama o ülkelerde işçinin ücreti tam olarak gösteriliyor böylece yüksek emekli maaşı alıyorlar. Bir de işsizlik sigortası diğer ülkelerde çok yaygın işliyor. Bizdeki gibi çok az sayıda işçinin kısa süreli yararlandığı bir mekanizma değil. Dolayısıyla kıdem tazminatı bizde işçinin işten çıkarılması halinde tek güvencesi oluyor. Bir de şimdi yeni yasada kıdem tazminatına esas aylığın 12 güne indirilmesi, işsizlik sigorta priminin 2 puanının kıdem tazminatı fonuna aktarılması planlanıyor. Böylece hem işsizlik sigortası fonu zayıflayacak hem de işçi kıdem tazminatının yarısından fazlasını kaybedecek, buna izin verilmemeli" diyor.

Ve Paçal ekliyor: "Hak-İş olarak yaptığımız araştırmaya göre Türkiye'de işveren, işçiyi günde 11 saat çalıştırıyor. Böylece işe yeni işçi almıyor. Zaten ülkede işsizlik oranı da bu nedenle gerilemiyor. Çünkü bizde işveren hemen 'kendime iki milyon dolara bir villa alayım ve Mercedes otomobile bineyim'in peşinde, işçinin hakkını düşünen yok" diyor.

İşte işverenin ve sendikacının kıdem tazminatıyla ilgili görüşleri böyle. Gerçekten dürüst işverenin üzerinde hem sermayesini kaybetme riski hem de pek çok angarya türü mali yükler var. Fakat emek olmadan da üretimin olamayacağı açık bir gerçek.

Biz yine tekrar edelim... 216 milyar lira tutan birikmiş kıdem tazminatlarının ödenmesi kamu maliyesine yeni yük getirilerek çözülmeye kalkılırsa dürüst işveren üzerindeki angaryalar daha da artacak. Çünkü bu yeni giderleri ödemek için devlet her zamanki gibi yeni mali yükler getirecek. Anlayacağınız kıdem tazminatlarına çözüm kamu maliyesine yeni yük getirilmeden bulunmalı.

Sabah

Bu yazý 1240 defa okunmuþtur. Yazdýr   Önceki sayfa   Sayfa baþýna git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafýndan incelendikten sonra yayýnlanacaktýr.
 

Bu yazý henüz yorumlanmamýþ...


 Yazarýn Diðer Yazýlarý
 
   PİYASALAR     
       
  49,9422   55,7635  
       
  10.759,560   6.222,8960  
   GÜNÜN MANŞETLERİ     
 
Günün tüm haberleri »
   BASIN TOPLANTISI & AJANDA     
  • Ekonomi
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
    Ceylan Intercontinental
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları devam ediyor... Bu kapsamda 7 Haziran 2012 Perşembe günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
  • Eğitim
    Türk Eğitim Vakfı
    Kuruçeşme Divan Otel
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Türk Eğitim Vakfı (TEV)’nın 2012-2013 eğitim yılında yurt dışında yüksek lisans ve üst ihtisas yapmaya hak kazanan 74 genç...
  • Otel Yöneticiliği Lisans Programı,
    Hüsnü Özyeğin
    The Marmara
    4 Haziran 2012 Pazartesi
    Alanında Türkiye’nin ilk ve tek akademik programı olma özelliğine sahip Özyeğin Üniversitesi (ÖzÜ) Otel Yöneticiliği...
   İŞTE KULİS     
   YAZARLAR     
Ali Ağaoğlu
Matadorlar piyasaların canını sıkacak
“İspanya yardım için ne zaman başvuracak?” Ekim ayının sorusu ...
   E-POSTA LİSTESİ     
Listemize kayıt olun, finans dünyasının gelişmeleri e-postanıza gelsin.
   ANKET     
En iyi kredi kartı hangisi?
Axess
Bonus
Maximum
World
Ziraat
 Sonuçlarý göster   
   FACEBOOK     
 
 
   

YASAL UYARI : www.istefinans.com sitesinde ve sitenin içinde yer alan haberler ve yazarların, yorum, görüş, öneri ve raporları "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 
 
     
 
HABER   Ekonomi | Borsa | İş dünyası | Altın | Kulis | Gündem | Röportaj | Spor
FOTO GALERİ   Finans | Yaşam | Magazin | Otomobil | Teknoloji | Borsa | Karikatür | Haber
VİDEO GALERİ   Finans | Gündem | Borsa | Yaşam | Yatırım | Ekonomi
ETİKETLER   George Soros | Sberbank | Borsa | Warren Buffett | Hüsnü Özyeğin | Ali Babacan | HSBC | Başbakan Yardımcısı Ali Babacan
İŞTE FİNANS   Tüm Haberler | Gazeteler | Giriş sayfam yap | Favorilere ekle | Hakkımızda | Künye | İletişim | Reklam | Sitene ekle