Ekonomi yavaşlıyor, zaten bunu istiyorduk!
Deniz Gökçe

TÜÄ°K pazartesi günü sabahı 2012 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini yayınladı. Büyüme verilerinin ne anlama geldiÄŸini peÅŸ peÅŸe üç gün ve detaylı ÅŸekilde size aktaracağız.

Detaya girmeden önce anlamalıyız ki, Türkiye son iki yıllık sürede peÅŸ peÅŸe çok farklı üç tür dönem yaÅŸamıştı. 2010 yılı Kasım ayında Merkez Bankası BaÅŸkanı DurmuÅŸ Bey döneminde ekonomimizi yavaÅŸlatmaya baÅŸlamıştık ve bunu sıcak para kökenli kredi balonunu ve cari denge açığının büyümesini önlemek için ve sıcak para giriÅŸine karşı bir önlem olarak yapmıştık. Merkez koridor sisteminde gecelik borç alma faizini dramatik ÅŸekilde düÅŸürmüÅŸ ve mevduat karşılık oranlarını arttırmıştı. Ancak 2011 yılı AÄŸustos ayında yeni BaÅŸkan Erdem BaÅŸçı yönetiminde, Avrupa'nın sorunlarının göz önüne dökülmesi ve ABD'nin de ratinginin düÅŸürülmesi sonucu kötümserleÅŸen politika belirleyicileri, yeniden freni gevÅŸetip sert bir düÅŸüÅŸü önlemeye kalktılar. Koridor alt sınırı olan borç alma faizi yükseltildi ve karşılık oranlarında azaltma yapıldı.

2011 yılının son demlerinde ve 2012 yılının başında başında ise Avrupa'daki kaos ortamı ve piyasalardaki paniÄŸe karşı, para politikasının yönetiminin ve faizin günlük baz alındığı tür koridor sistemi uygulaması yaÅŸandı. Bu süreçte hem enflasyon hedeflemesinden fedakarlık edildi, hem dalgalı kurun 'dalgasına' müdahale edildi hem de 'macro prudential' stabilite iyice ön plana geçti. Tabii ekonomide ilan edilecek makro veriler de 1.5 yıl içinde yaÅŸanan bu üç dalgalanmanın etkisini aksettirir oldu. Sıkı fren gerçekleÅŸti. Ama esas hedef olan büyümeyi yavaÅŸlatmada aşırı doz baÅŸarılı olundu. Hatırlanırsa piyasa uzun süre kredi frenlenemiyor ÅŸeklinde feryatları üretmiÅŸti. Nihayet dün beklenen gün geldi çattı ve 2012 yılı birinci çeyrek verileri ilan edildi. Bu veriler üç ÅŸekilde analiz edilebilir.

Birincisi, TÜÄ°K tarafından ilan edildiÄŸi ÅŸekliyle enflasyon ayıklanmış reel büyüme sayıları olarak ama mevsimlik düzeltme ve takvim etkilerini ayıklaması yapmadan olabilir. Ä°kincisi daha doÄŸru olan bir yaklaşımdır. TÜÄ°K sayılarına kendisinin de ve 'betam'ın da yaptığı gibi mevsimlik düzeltme ve takvim için uyarlama yapılır (Dikkat, mevsimlik düzeltmede ve takvim etkilerini düzeltmede TÜÄ°K ve 'betam' yaklaşımları farklıdır.) Bir baÅŸka bakış açısından da her verinin toplam içindeki payı ile yüzde artış hızı çarpılır ve elde edilen sayı toplam reel büyümeye sektörel katkıyı gösterir. Tabii milli gelir sayıları da 'sektörel üretime katkılar' veya 'toplam harcamaların katkıları' olarak iki farklı ÅŸekilde de incelenebilir. AÅŸağıdaki ilk tablo GSYÄ°H'nın yani toplam üretimin sektörel bileÅŸimini ve çeyreklik artış oranlarını vermektedir. Ekonominin arz yönünü, üretimin nerede, hangi sektörde yapıldığını inceliyoruz. Mevsimlik düzeltme yok, katkı payları var!

g2.20120702234504.jpg

Tabloda bütün kalemlerin reel büyüme hızında yavaÅŸlama görülüyor. 2012 birinci çeyrek büyümesi ise gene tablodan görüldüÄŸü gibi yüzde 3.2 . Bu rakam beklentilerden yüksek de olsa, 2011 sonundaki yüzde 5.2 büyümeden oldukça yavaÅŸ bir büyüme oranı. Durumu bir de hangi sektör üretime katkı yaptı gözlüÄŸüyle görmek içinde açığı görebilmek için de sektör payları ile sektörlerin büyüme hızını çarpıyoruz. Ve böylece size arz yönünün 'katkı' tablosunu sunuyoruz.

g3.20120702234409.jpg

Bu iki tablodan bakıldığında 2012 yılı ilk çeyreÄŸinde toplam yüzde 3.2'lik büyüme içinde büyümeye katkıyı aynen 2011 son çeyreÄŸi gibi, yüzde 70 civarında bir büyüklüÄŸe sahip olan toplam hizmetlerin yaptığını görüyoruz. Yarın için talep yönünü aktaracağız. Yani kimlerin harcama yaptığını ve talep yarattığını göreceÄŸiz. Hatırlanırsa ülkemiz 2010 yılında ve 2011 yılında dış talepten çok, iç talep ile büyümüÅŸtü. Büyüme yüksek olunca da cari açık vermiÅŸti. Bu da büyümeyi frenlememizi gerektirmiÅŸti. Ä°ç talep ile dış talebin ne ÅŸekilde geliÅŸtiÄŸini yarın aktaracağımız harcama tabloları ile göstereceÄŸiz.

AkÅŸam



Sayfa Adresi: http://istefinans.com/yazar/Ekonomi-yavasliyor-zaten-bunu-istiyorduk/95