Merkez Bankası BaÅŸkanı Erdem BaÅŸçı, faiz indirimi bekleyen iÅŸadamlarına da ‘aşırı ihtiyatlı’ olmalarını eleÅŸtirenlere de yanıt verdi:
“Hava uçuÅŸa müsait deÄŸil. O nedenle piste indik. Bavullarınızı alın, artık yola karadan devam edeceÄŸiz. Görevimiz gaza basmak deÄŸil. SürüÅŸü emniyetli bir ÅŸekilde saÄŸlamak” dedi.
Merkez Bankası BaÅŸkanı Erdem BaÅŸçı ve Para Politikası Kurulu Üyeleri, Ekonomi Muhabirleri DerneÄŸi ile sohbet toplantısında bir araya geldi.
Ä°ÅŸadamlarının, Temmuz’dan itibaren ekonomide görülen yavaÅŸlama sinyalleriyle birlikte faiz indirimi talepleri anımsatıldı. BaÅŸçı, “Yurtdışında hava uçuÅŸa müsait deÄŸil. Artık yüzde 7-8 büyüme oranlarını, Çin dahil, kimse kolay kolay saÄŸlayamaz. Bunun için Türkiye’nin 2012 ve 2013’te yeniden yüzde 7-8 büyümesi mümkün deÄŸil” dedi.
'TEMKÄ°NLÄ° VE GÜVENLÄ° GÄ°DELÄ°M'
BaÅŸçı, sözlerine ÅŸöyle devam etti:
“Artık piste indik, kemerleri çözmek için neyi bekliyoruz', diyenler olabilir. Çözelim ama 'bavullarınızı alın bundan sonra yolumuza karayolu ile devam edelim', desem olur mu? Artık uçuÅŸ için elveriÅŸli ÅŸartlar yok. Merkez Bankası’nın görevi gaza basmak olarak düÅŸünülmemeli.
Emniyetli ÅŸekilde sürüÅŸü saÄŸlamaya çalışıyoruz. Bayram tatilinde Ä°zmir’deydim. Yollar çok güzel olmuÅŸ ama yol kenarlarına radarlar, ortalara uyarı dedektörleri koymuÅŸlar. Merkez Bankası da bu ÅŸekilde düÅŸünülebilir. Gidelim ama dikkatli gidelim. Merkez Bankası’nın görevi gaza basmak deÄŸil, gaza basmak isteyen çok kiÅŸi var, özel sektör var. Ama biz mümkün olduÄŸunca temkinli gidelim, güvenli gidelim” yanıtını verdi.
'AYAÄžIMIZI FRENDEN ÇEKTÄ°K'
BaÅŸkan BaÅŸçı, Yeni Borçlar Kanunu ve Ramazan ayının da etkisiyle ekonomide bir miktar yavaÅŸlama göründüÄŸünü ama bunun kalıcı bir yavaÅŸlama olup olmadığının henüz netleÅŸmediÄŸini vurguladı.
“AÄŸustos sinyalleri daha iyi gibi” diyen BaÅŸçı, “Henüz Merkez Bankası devreye girsin, bir ÅŸeyler yapsın noktasına gelmedik. Ilımlı toparlanma devam ediyor. YumuÅŸak iniÅŸi tamamladık. Hem krediler hem döviz kurunda arzu edilen büyüme noktasına geldik.1 yıldır ekonomiyi soÄŸutma çabası içinde deÄŸiliz. Temmuz ayından beri de ayağımızı frenden çektik” dedi.
2013’TE YENÄ° BÄ°R ÅžOK OLUR MU?
BaÅŸkan BaÅŸçı, kriz kahini olarak bilinen Roubini’nin 2013’te 2008’den daha sert bir kırılma olacak, tahminleri anımsatılarak, 2013’ü nasıl gördükleri soruldu. BaÅŸçı, Lehman krizi benzeri büyük bir ÅŸok ihtimalini çok düÅŸük gördüklerini söyledi. “O zaman akut bir problemdi. Åžimdi süren kronik bir problem. Büyüme üzerindeki problemler de kronik. Ama merkez bankaları devrede, her an harekete geçmeye hazırlar. Bu tür bir ÅŸokun yaÅŸanmasına izin vermezler, diye düÅŸünüyorum. Bu sıfır bir ihtimal mi, tabii ki deÄŸil. Ama böyle bir durumda da Türkiye’nin hareket alanı pek çok geliÅŸmiÅŸ ve geliÅŸmekte olan ülkeden daha fazla. Epey bir manevra alanını kendimize açmış durumdayız. Merkez Bankaları konunun ciddiyetinin farkında. Ä°tfiayecilik görevimizi küçümsemeyin” dedi.
HERKESÄ° MEMNUN EDECEK FORMÜL BULUNABÄ°LÄ°R
Erdem BaÅŸçı’ya kıdem tazminatı fonu kurulması ile bankaların kart aidatları baÅŸta olmak üzere 31 iÅŸlem ücretinin kaldırılmasına iliÅŸkin yasal düzenlemelere nasıl baktığı da soruldu. BaÅŸçı, bu iki konunun doÄŸrudan kendi alanlarına girmediÄŸini belirterek bir ÅŸey söylemek istemediÄŸini vurguladı. Ancak bir iktisatçı olarak Pareto ilerlemesine atıfta bulunarak, “Öyle bir reform yaparsınız ki herkes mutlu olur. Kıdem tazminatıyla ilgili mevcut sistem en ideal sistem deÄŸil. Herkesin durumunu daha iyiye götürecek bir sistem kurmak mümkün olabilir” dedi.
CARÄ° AÇIK 1 MÄ°LYAR DOLAR DAHA DÜÅžECEK
BaÅŸkan BaÅŸçı, EMD üyeleriyle sohbetinden önce küresel ekonomideki geliÅŸmeler ve Türkiye’ye yansımaları üzerine bir sunum yaptı. Türkiye’nin cari açık ve krediler konusunda alınması gereken tedbirleri aldığını, döviz kuru ile ilgili de bir sorun görmediklerini söyledi. Alınan yapısal önlemler sayesinde cari açığın kademeli ÅŸekilde azalacağına dikkat çeken BaÅŸçı, “Ama ÅŸu anda tedirgin edici, yüksek seviyedeki cari açıktan bir yerde kurtulmuÅŸ oluyoruz. Geçen yıl GSYH’nin yüzde 10’u seviyesinde gerçekleÅŸen ve 78 milyar dolara kadar çıkan açık ÅŸuanda 65.4 milyar dolar seviyesinde. Yılı 63.5 milyon dolar seviyesinde, GSYH’nin yüzde 7-8 arasında bir yerde tamamlayacağı görünüyor” dedi.
Kamu borç yükünün Yunanistan gibi ülkelerde yüzde 100'ün üzerinde olduÄŸuna dikkat çeken BaÅŸçı, buralarla karşılaÅŸtırıldığında Türkiye'nin durumunun iyi olduÄŸunu, ancak geliÅŸmekte olan ülkelerle karşılaÅŸtırıldığında ortalarda bir yerde bulunduÄŸunu söyledi.
Ä°HRACATTA ÇÖKÜÅž YOK
Euro bölgesindeki ithalat düÅŸüÅŸüne raÄŸmen Türkiye’nin ihracatını artırmaya devam ettiÄŸini belirten BaÅŸçı, bunun Pazar ve ürün çeÅŸitlendirilmesiyle saÄŸlandığını ifade etti.
Euro bölgesindeki ithalat düÅŸüÅŸüne karşın Afrika, Orta DoÄŸu ve Rusya’da ithalatın artmaya devam ettiÄŸini, Türk ihracatçısının da buralara yöneldiÄŸini anımsattı.
Türkiye'nin Avrupa'ya ihracatının yatay ve dalgalı olduÄŸunu belirten BaÅŸçı, “Ä°hracatta aslında seviye olarak bir çöküÅŸ yok. Pay olarak da büyük kayıp yok. Türkiye'nin Avro Bölgesi'nin ithalatındaki payı yüzde 1-1,5 arasında dalgalanıyor ve yatay bir seyir izliyor. Avrupa’da doÄŸru kararlar alınıp iÅŸler iyi gitmeye baÅŸlarsa, ki böyle bir beklenti de var, Türkiye’nin Pazar payını kaybetmediÄŸi de görülecektir” dedi.
BaÅŸkanı BaÅŸçı, bankanın son aylarda uluslararası resmi rezervlerinin arttığını belirterek, Türkiye'nin 2012 Haziran sonu itibariyle net uluslararası rezervlerinin 113,3 milyar dolar; altın rezervinin ise 15,5 milyar dolar olduÄŸunu söyledi.
KISA VADELÄ° DIÅž BORÇ 118 MÄ°LYAR DOLAR
Türkiye'nin, kısa vadeli dış borcunun da 144 milyar dolar olarak görünmekle birlikte gerçekte 118.3 milyar dolar olduÄŸunu dikkat çeken BaÅŸçı, aradaki 25 milyar doların Türk Bankalarının yurtdışı ÅŸubelerinde bulunan kendi paraları olduÄŸunu vurguladı. BaÅŸçı, son aylarda uluslararası resmi rezervleri artırıcı adımlar atmaya baÅŸladıklarını anımsattı.
Türkiye'deki borçluluk seviyelerine de dikkat çeken BaÅŸçı, hane halkının Türk bankalarına olan borçlarının GSYH’ye oranının yüzde 19 seviyesinde bulunduÄŸunu, bu rakamın geliÅŸmekte olan ülkelerin pek çoÄŸunun altında olduÄŸunu söyledi.
Firma kredilerine bakıldığında ise Türkiye'nin ortalarda bulunduÄŸunu belirterek, burada da aşırı borçluluÄŸun söz konusu olmadığını vurguladı.Konut kredilerinin GSYH'ye oranının yüzde 6 civarında olduÄŸunu kaydeden BaÅŸçı, “Problem var, denecek noktada deÄŸiliz” dedi.