Kalpazanlık ya da bilinen adıyla ‘sahte para’ basımı hakkında çalışmalar yapan bir güvenlik yetkilisiyle sohbet ediyoruz. “Kalpazanlık faaliyeti aslında devletlerin kontrolünde yürütülen bir faaliyettir” diyen yetkili, bu alandaki en yetkin ülkelerden birisinin de İngiltere olduğunu söyleyince şaşırdık. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Denetim Dairesi eski başkanı ve iktisat tarihçisi Dr. Celali Yılmaz da bu bilgiyi ilginç bir anekdot ile teyit ediyor.
“İngiltere 1. Dünya Savaşı sırasında Almanya ve Osmanlı İmparatorluğu’nu ekonomik yıkıma sürüklemek için milyonlarca mark ve Osmanlı Lirası basarak piyasaya sürdü” diyen Yılmaz, İngiliz Savaş Bakanlığı ve Gizli Servisinin (Secret Intelligence Service) birlikte organize ettiği bu operasyonda ne kadar sahte paranın piyasaya sürüldüğünün gizemini hâlâ koruduğunu ifade ediyor.
Yılmaz’ın aktarımlarına göre İngiliz Gizli Servisi tarafından organize edilen bu operasyonun amacı Osmanlı askerleri ile halkın moralini bozmak ve ekonomiyi darbe vurmaktı. Operasyon için düğmeye 1915’te basıldı. Osmanlı Ordusu’nun Süveyş Kanalı ve Mısır’ı ele geçirmek için başlattığı ‘Kanal Harekâtı’ İngilizleri ciddi anlamda telaşlandırmıştı.
Osmanlı Ordusuna karşı Çanakkale’de güçlü bir karşı saldırı başlatan İngilizler diğer taraftan psikolojik ve ekonomik operasyonlar için de harekete geçti. Bu kapsamda Avrupa ve Afrika’da milyonlarca sahte Alman markı piyasaya sürülürken, Osmanlı sınırları içine de binlerce lira pompalandı. Dolaşıma sokulan 10 liralık sahte banknotlar o kadar iyi taklit edilmişti ki, görenler kolay kolay ayırt edemiyordu.
Osmanlı istihbaratı ve polis müfettişleri sahte para konusunda yeterli eğitime sahip olmadığı için sahte paralar Cumhuriyet’in ilanından sonra bile piyasada dolaşmaya devam etti. Yeni liraya geçilince bu banknotlar da tarihe karıştı.
Ufuk Şanlı/Vatan