Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, IMF'ye vermeyi taahhüt ettikleri 5 milyar doları ihtiyaç halinde yavaş yavaş göndermeye başlayacaklarını belirtti. Krizdeki Avrupa'da sadece para birliğinin sürdürebilir olmadığını vurgulayan Babacan; 'ya birlikten çıkacaklar ya da AB'nin maliyeleri birleşecek' dedi. Babacan, mültecilerin maliyetinin 300 milyon dolara ulaştığını açıkladı
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu yıl Orta Vadeli Program'ın hazırlandığı konjonktürün, geçen yıla göre daha olumsuz olduğunu, buna rağmen Türkiye'nin yüzde 4'lük büyüme hedefini değiştirmediklerini bildirdi.
Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde bu yıl 2'ncisi düzenlenen Çin-Avrasya EXPO'suna katılmak için gelen Babacan, BDDK'nın bankalara altın satma yetkisi verilmesiyle ilgili çalışmayla ilgili, Türkiye'de ''yastık altı'' diye tabir edilen altın tasarruflarının oldukça yüksek miktarlar da olduğuna dikkati çekerek, bu miktarı tahmin edebildiklerini ancak bilemediklerini kaydetti. Babacan, hadiseye genel olarak bakıldığında 'yastık altındaki altının'' ekonomiye ve sistemin içerisine girmesini fikir olarak desteklediklerine, bunun şeklinin ve yöntemlerinin ilgili taraflarla istişare halinde belirlenip düzenlenmesi gerektiğine vurguladı.
5 MİLYAR DOLAR BEKLEMEDE
Türkiye'nin IMF'ye vermeyi taahhüt ettiği 5 milyar dolarlık için konuşan Babacan; 'IMF'nin elindeki fonun yaklaşık 400 milyar dolarlık kaynağı var. Kriz derinleşirse bu kaynak yeterli olmayacak. Türkiye, 5 milyar dolarlık taahhüdünü, IMF'nin elindeki kaynağı eritip yeni kaynaklara ihtiyaç duyması halinde yavaş yavaş devreye sokacak' dedi. Babacan, taahhüdün kendi başına bile bir güç olduğunu ve bunun tekniğiyle ilgili detaylar hususunda IMF ile görüştüğünü aktardı.
EURO BİRLİĞİ DAĞILABİLİR
Ali Babacan, Avrupa Birliği'ndeki (AB) krizde ''ortak para biriminin'' tek başına yeterli olmadığının ortaya çıktığını belirterek, ''Bu durumda ya bazı ülkeler bu parasal birlikten çıkacaklar ya da parasal birliğin devamı isteniyorsa, AB'nin bir maliye politikası birliği veya bir bankacılık politikası birliği haline gelmesi gerekecek'' dedi. Babacan, AB'ye üye 27 ülkeden 17'sinin parasal birlik içerisinde olduğunu hatırlattı. Babacan, parasal birliğin tek başına sorunları çözecek bir mekanizma olmadığının son 10 yıllık tecrübeyle ortaya çıktığını anlattı.
BÜYÜMEDE HEDEF DEĞİŞMEDİ
Babacan, Orta Vadeli Program'ın ne zaman açıklanacağının ve bir revizyonun söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine, bu programın en son Ekim 2011'de açıklandığına ve o tarihten bu yana dünyayla alakalı beklentilerin daha da kötüleştiğine işaret etti. Babacan; ''Bu yıl Orta Vadeli Programı hazırladığımız konjonktür geçen yıla göre daha olumsuz bir konjonktür. Buna rağmen Türkiye'nin yüzde 4'lük büyüme hedefini değiştirmedik. Büyümede, çok önemli bir sapma beklentimiz bulunmuyor' diye konuştu.
MÜLTECİLERE 300 MİLYON DOLAR
Türkiye'ye sığınanların sayısının 70 bini geçtiğini ve bunun maliyetinin 300 milyon dolara yaklaştığını bildiren Babacan, ''Biz bu konuya insanı açıdan bakıyoruz. İnsani ve vicdani bir görev olarak görüyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, uluslararası kuruluşların Suriye konusunda daha yakın ilgi göstermesini beklerdik. Son yapılan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında da Suriye vatandaşlarıyla ilgili maalesef herhangi bir karar alınamadı. Bu kadar insani bir konuda bile bir mutabakat sağlanamadı. Bu durum bizi oldukça üzdü'' ifadelerini kullandı.
UYGUR BÜYÜK PAZAR
Türkİye'nİn, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'yle hem tarihi hem de kültürel bağlarının güçlü olduğunu vurgulayan Babacan, aynı zamanda Çin'in de bölgeye son yıllarda yatırım yaptığını kaydetti. Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin 20 milyon civarında bir nüfusu olduğunu hatırlatan Babacan, bu nüfusun yarısını Uygurların oluşturduğunu, bunun dışında bünyesinde birçok etnik unsuru da barındırdığını dile getirdi. Babacan, Çin'in petrol ve doğalgaz kaynaklarının yaklaşık 3'te 1'inin bu bölgede olduğunu belirterek, bölgenin aynı zamanda önemli bir tarım potansiyelinin olduğuna dikkati çekti.